CHP’nin 10 Şubat tarihli grup toplantısı, salondaki siyasi tablo kadar verilen mesajlarla da dikkat çekti. Toplantıya Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Ankara’daki CHP’li ilçe belediye başkanlarının birlikte katılması “birlik” görüntüsü olarak yorumlandı.
Özel’in toplantıya Mansur Yavaş ve çok sayıda belediye başkanıyla birlikte gelmesi, “CHP’de dağılma değil kenetlenme var” mesajı olarak okundu. Özarslan’ın istifasının yeni ayrılıklar doğuracağı iddialarına da bu kareyle yanıt verildi.
ÖZEL, İSTİFA SÜRECİNİ KÜRSÜDEN ANLATTI
Özgür Özel, Mesut Özarslan hakkında bir süredir gündeme gelen iddialar nedeniyle kendisini genel merkeze çağırdığını, Özarslan’ın ise bu iddiaları kesin ifadelerle reddettiğini söyledi. Ancak arka planda AK Parti ile temas kurulduğu yönünde bilgiler geldiğini belirten Özel, sürecin buradan kırıldığını ifade etti.
O MESAJLARIN TAMAMINI OKUDU
Özel, Özarslan’ın bir bölümünü kamuoyuna sızdırdığı belirtilen mesajlaşmaların tamamını kürsüden okuyarak, CHP’nin yolsuzluk ve hırsızlık iddialarına karşı tutumunun net olduğunu vurguladı. Konuşmadaki üslup ve doğrudan suçlayıcı ifadeler toplantının en çok konuşulan bölümü oldu.
Konuşmasının en çarpıcı bölümünde Özel şu ifadeyi kullandı: “Bu işin sağcısı solcusu değil, bu işin namuslusu namussuzu var.”
Bu cümle, toplantının ana siyasi mesajı olarak öne çıktı ve salonda uzun süre alkışlandı.
Sen bana geldin ve dedin ki: 'Genel Başkanım bende hata yok, kusur yok, yalan atıyorlar, iftira atıyorlar, sakın inanmayın. Bana güvenin ben kul hakkı yemedim, ben rüşvet yemedim, ben hırsızlık yapmadım' dedin. Ben de sana inandım. Şimdi sana inanmayanlara, güya sana iftira atanlara teslim oluyorsun. Ya da onlara giderek bana yalan attığını, aslında hırsız olduğunu itiraf ediyorsun. Ben buna inanmak istemiyorum. Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u görmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış. Anladım ki sen hırsızmışsın. Ve hırsızlığını bilenlerle, hırsızlığını görenlerle uzlaşarak kendini kurtarmaya çalışıyorsun. O zaman sen layığını bulmuşsun. Şunu bil Mesut; bana, benim odama gelip gözlerin çakmak çakmak, doğru dürüst konuşan ve hırsızlara, ranta, rüşvete bulaşmadım diyen Mesut lazım. O Mesut beni kandırdıysa o Mesut'un yolu açık olsun. Asla ve asla benim hırsızla, yolsuzla işim olmaz. AK Parti'nin işi olur. O seni bağrına basan, o seni bağrına basan; senin hakkında suç duyurusunda bulunanlar o söylediklerini yutar, bizde böyle bir şey olmaz. Devir hırsızların devri değil. Devir AK Parti'nin devri değil. O devir bitiyor. Devrimimiz başlayınca yalvarsan da yakarsan da seni affetmem bu vakitten sonra. Dönsen de affetmem. Sen hırsız olduğunu, yolsuz olduğunu, alçak olduğunu itiraf ettin şu anda. Bu lafları söyleyenlere sığındın, seni savunanlara sırtını döndün; tercihini yaptın. Madem hırsızdın, niye bizi oyaladın? Yolun açık olsun. Ama gün gelecek, devir dönecek, elime düşeceksin. O gün sana acırsam namerdim.
Bunlar Mesut Bey'in telefonundan aldığı ve mahkemeye vereceğini söylediği, basına yolladığı yazışmalar. CHP Genel Başkanı'nın; iki kişi arasında gizli kalacağını bilerek ve onun sızdırdığı yazışmalardaki hırsızlığa, yolsuzluğa tutumu ve AK Parti'nin yaklaşımı ortadadır.
Şimdi burada şahitler var. Hani diyor ya 'Genel Başkan bana onu yazdı bunu yazdı da ondan parti değiştiriyorum, yoksa değiştirmeyecektim.' Cümle alem biliyor da, hepimiz biliyor da... Burada Ankaragüçlüler var mı Ankaragüçlüler?
Şimdi bu Ankaragücü'nün; Gecekondu, Sol Açık ve Bekar Evi Çocukları diye üç tribün grubunun liderleri ve önde gelenleri burada. Kendileri bize Meclis’e 3000 kişiyle girmek istediklerini söylediler ancak bu kadarını Aylin Hanım (Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka) sokabildi.
Bütün ajanslara açıktır: ANKA, Anadolu Ajansı, Doğan Haber Ajansı, İhlas Haber Ajansı... Bahçede kendileriyle konuşabilirsiniz. Tribün liderlerine daha dün; bu iş ortaya çıkıp da bu rezalet patlayıp da millet bizi kıracak, onu mazur görecek düşünüp pazar günü aldığı garantiye güvenip diyor ki, 'Çarşamba günü AK Parti grubuna katılıyorum, Ankaragücü olarak yanımızda durun. Her ihtiyacınızı karşılayayım.' Tribün lideri ne dedi? 'Sana da ayda 10 bin dolar alayım!' Buyurun, yapın röportajı son dakika verin! Buyurun!
Ankaragücü tribün liderlerine sorun. Çarşamba günü geçerken arkasında CHP'den bir kibrit çöpü götüremeyeceğini biliyor. Sanki şanlı, şerefli Atatürk'ün kulübü, göğsünde Atatürk'ü onurla taşıyan kulübü parayla satın alacağını düşünüyor; kendine slogan atsınlar diye adam tutmaya çalışıyor. Tribün liderine Ankaragücü'nün tribün liderine 'Bana destek ver, sana daire alayım' demiş. Oysa Ankaragücü böyle bir utanmazlığın değil, şerefli geçmişinin arkasında durmaktadır. Atatürk'ün partisinin arkasında!









