. Kurt’un söz ve bestesi tamamen kendisine ait olan, solfej frekanslarından ilham alarak hazırladığı ve 14 özel eserden oluşan "Vomon Gökyüzü" adlı yeni albüm projesi dijital platformlarda dinleyicilerle buluştu.
Proje, yalnızca sanatsal bir üretim olmanın ötesinde; solfej frekanslarını merkeze alan ses yaklaşımı, pozitif bilinçaltı kodlamaları ve çok sesli müzikal yelpazesiyle sektörde ezber bozmaya aday nitelikte bir yapım olarak öne çıkıyor.

SOLFEJ FREKANSLARI VE MÜZİĞİN DÖNÜŞTÜRÜCÜ GÜCÜ
Günün her anında maruz kalınan binlerce kelime ve sesin insan zihninde kalıcı izler bıraktığı gerçeğinden yola çıkan proje, standart ses üretim sistemlerinin dışına çıkıyor. Kamuoyunda "solfej frekansları" olarak bilinen ve insanın hücresel ile zihinsel dengesine odaklanan dalga boylarından esinlenen albüm, dinleyiciye dingin, dengeli ve yapıcı bir işitsel deneyim sunmayı hedefliyor.
Bilim dünyasında bu frekansların insan biyolojisi üzerindeki kesin etkileri hususunda tartışmalar ve farklı görüşler devam etse de Mihrinaz Seyhan Kurt, kendi uzmanlık alanından edindiği tecrübelerle bu özel ritimlerin ve doğru akort sistemlerinin insan doğası üzerindeki yatıştırıcı gücüne dikkat çekiyor.

KAYGI YERİNE GÜVEN, KORKU YERİNE UMUT
"Vomon Gökyüzü" projesinin felsefi altyapısı "iyi hissettirmek" ve "bilinçaltına yapıcı mesajlar bırakmak" üzerine kurulu. Günümüz popüler kültüründeki melankolik ve karamsar temaların aksine, bu projede melodiye dökülen kelimeler büyük bir titizlikle seçildi. Şarkıların bütününde; korku yerine umut, kaygı yerine güven, öfke yerine sevgi ve karmaşa yerine huzur veren bir dil inşa edildi.
Mihrinaz Seyhan Kurt, kelimelerin ve ses dalgalarının gücünü şu sözlerle özetliyor:
"İnsan daha anne karnındayken ritim ve titreşimlerle tanışır. Gün boyunca duyduğumuz her söz zihnimizde bir iz bırakır. Bu yüzden müziğin umut, sevgi, şükür ve huzur taşıması çok kıymetli. Amacım insanların kulaklarına sadece bir melodi değil, ruhlarına iyi gelecek kalıcı duygular bırakabilmek. Eğer bir şarkım bir insanın gününe umut katıyor, onu gülümsetiyor veya kendisini daha iyi hissetmesine vesile oluyorsa, bu benim için en büyük ödüldür."
Cazdan İlahiye: Her Tarza Hitap Eden Evrensel Dil
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri de tek bir müzik tarzına sıkışıp kalmaması. "Herkesin ruhuna dokunan melodi farklıdır" vizyonuyla hareket edilen çalışmada; Caz, Akustik, Pop, İlahi, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Fasıl ve Klasik altyapılar bir arada harmanlandı. İki bölüm halinde (biri 4, diğeri 10 parçadan oluşan) kurgulanan 14 eserlik bu geniş repertuvar, her yaştan ve her müzik zevkinden insanın kendisinden bir parça bulabileceği bir çeşitlilik sunuyor.

300 ESERLİK DEVASA ARŞİVİN İLK ADIMI
Bugün dijital dünyada yerini alan "Vomon Gökyüzü" albümü, aslında çok daha büyük küresel bir vizyonun ilk basamağı niteliğinde. Kurt’un heybesinde uzun süren düşünce ve beste süreçlerinin ardından olgunlaşmış 300’ün üzerinde özgün eser bulunuyor. Önümüzdeki süreçte bu eserlerin de tematik olarak yayınlanması ve insanların sabah uyanırken, çalışırken, araç kullanırken veya dinlenirken sığınabilecekleri devasa bir "pozitif işitsel arşiv" oluşturulması planlanıyor.
Ticari bir kaygıdan ziyade toplumsal fayda üretme amacıyla hayata geçirilen bu evrensel proje, sınırları aşarak tüm dünyadaki dinleyicilere hitap etmek üzere küresel dijital platformlardaki yerini aldı.









