Gazeteci Fatih Altaylı’dan özelleştirme kapsamına alınan köprü ve otoyollarla ilgili yapılan kâr açıklamasına tepki geldi. “Tarihte ilk kez bir satıcı ‘Ayranım ekşi’ diye pazara çıkıyor” ifadelerini kullanan Fatih Altaylı, çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Yazının tamamı şu şekilde;
Otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi ile ilgili olarak adımlar atılmaya başlandı ve binlerce kilometre otoyol ve iki köprü Özelleştirme İdaresi’ne devredildi.
Daha önce de yazdığım gibi bu iş daha önce yapılmıştı. Özal köprülerin gelirlerini satmıştı, bu iktidar da daha önce otoyol ve köprüleri sattı sonra bu satışı “Fiyat düşük” diyerek iptal etti.
Şimdi bir daha satacaklar.
Satışı makul ve gerekli göstermek için de bu yol ve köprülerin çok da kârlı olmadığını iddia ediyor iktidar sözcüleri.
Bu yol ve köprülerin yılda 600 milyon dolar gelir elde ettiğini buna karşın 300 milyon dolar masraf çıkardığını söylüyorlar.
Buna karşın Deniz Yavuzyılmaz, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün mali raporlarından bu yolların 806 milyon dolar geliri, 126 milyon dolar gideri olduğunu bulup çıkarıyor. Yani satışı yapacak olan iktidara göre bu yol ve köprülerin kârı 300 milyon dolar, gerçekte ise 680 milyon dolar.
Çok acayip değil mi!
Tarihte ilk kez bir satıcı “Ayranım ekşi” diye pazara çıkıyor üstelik de ayran ekşi falan değil.
Oysa tam aksine satıcının geliri ve kârlılığı yüksek göstermesi gerekiyor çünkü satış bedeli bu kârlılık üzerinden belirlenecek.
Yıllık 680 milyon dolar kâr, 30 yılda 20 milyar 400 milyon dolar ediyor.
300 milyon dolar kâr ise 30 yılda 9 milyar dolar.
Açıkçası ben bu satışlara karşı falan değilim. Necdet Calp gibi “Sattırmam” diyecek halim yok.
Ama bu kafayla yapılacak bir satışı da kabullenmek mümkün değil.
Fiyatı yükselteceğine düşürmek isteyen satıcı görülmüş şey değil.
Patron fark etse işten kovar.









